Yaşam

Orta Çağ’dan kalma Bu Doğum Kontrol Yöntemlerini Duyduğunuzda Günümüzün Tıbbına Minnettar Olacaksınız!

Beklendiği gibi Orta Çağ’da tıp bugünkü kadar gelişmemişti ve bu insanlar hamileliği önlemek için bitkilerden ve çeşitli karışımlardan yararlanıyorlardı. Ama kullanılmış Bitkiler oldukça çeşitliydi ve kullanılma şekilleri oldukça şaşırtıcıydı..

Hayal edilmesi çok zor olan bu karışımlar ve uygulama yöntemleri,Öğrenmeye hazırsanız başlayalım.

Orta Çağ’da yaşayan kadınlar istenmeyen gebelikleri önlemek için çeşitli fiziksel ve bitkisel teknikler kullanmışlardır. Bunlardan ilki adet sistemi ile ilgilidir.

Şifalı bitkilerle ilgili bir el yazması

Bir kadının adet döngüsünün olmaması, hamile olduğunun en önemli işaretlerinden biridir ve bu, en etkili doğum kontrol prosedürlerinden biri olarak kabul edilebilir. Tekrar gebelik anının kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından, Doğum kontrol formülü kullanmakla hamileliği kürtajla sonlandırmak arasında hiçbir ayrım yoktur.

Ortaçağ’da bunun tam tersi yaşandı. Adet kanamasını tetiklemek için yaygın olarak bir dizi yöntem kullanılmıştır.Kürtaja neden olan çeşitli bitkisel karışımların tarifleri kadınlar arasında paylaşıldı ve bazı el kitaplarında evden eve dolaştırıldı.

Düşük yapmaya yönelik bitkisel karışımlar çok kolay malzemelerden yapılıyordu ve bu bitkilere ilgi oldukça fazlaydı.

Doğurganlığı engelleme potansiyelinin yüksek olduğu iddia edilen bu bitkiler arasında; yabani havuç, maydanoz, catnip, meyan kökü ve şakayık Oradaydı. Bu bileşenler, filtreleme, demleme gibi yöntemlerle kadınlar tarafından farklı konsantrasyonlarda bir araya getirilerek kullanıldı.

Bu bitkiler sadece ilaç olarak değil aynı zamanda hamileliği önlemek için fiziksel bir bariyer olarak da tercih ediliyordu.

çeşitli bitkiler Dişi üreme sistemiyle temas veya bu sisteme yerleştirme,Modern tıbba göre olağandışı bir durum olarak değerlendirilse de binlerce yıl öncesinden bazı doktorlar bu konuyla ilgili çalışmalar yapmış ve önerilerde bulunmuştur.

Mesela 11. yüzyılda İbn Sina, bugün hâlâ satın alınabilen ve okunabilen El-Kanun fi’t-Tıb adlı eserinde şöyle yazmıştır: rahme nane koymakDoğurganlığı azalttığını iddia etti.

Bu ve benzeri fiziksel dezavantajların gebelik olasılığını azaltabileceği yönündeki görüş ve niyetler, Orta Çağ’da ilkel sperm öldürücü maddelerin geliştirilmesinin de yolunu açmıştır.

Ortaçağ halkı hamileliği önlemek için çeşitli yeşillikleri püre haline getirirdi. Zaman zaman sperm öldürücü olarak hayvan dışkısı içeren karışımları kullanıyordu.Ayrıca bal ve sirkeye batırılmış bez parçaları ve çeşitli fermente meyveler de potansiyel olarak tercih edilen doğum kontrol formülleri arasında yer almaktadır.

Yine İbn Sina adlı kitabında Sedir bitkisinin sperm kalitesini bozarak döllenme sürecini engellediğini belirtti.Bunun dışında sperm öldürücü olarak kullanılması amaçlanan tanımda akasya yapraklarının bal ile karıştırılarak vajina kanalına uygulanması tavsiye edilmektedir.

Bu yöntemler günümüzde bize oldukça tuhaf gelse de aslında balın yapışkanlığı nedeniyle sperm hareketlerini engelleyen bir özelliği vardır ve akasyadaki laktik asit sperm öldürücü etkiye sahiptir.

Günümüzde gelişen tıpla birlikte doğum kontrol yöntemlerinde hem erkeklere hem de kadınlara yönelik birçok alternatif bulunmaktadır. Ancak Ortaçağ insanı kendi döneminin usulleriyle hareket etmiş ve Deneme yanılma yoluyla çeşitli doğum kontrol yöntemlerini deneyimlediler.

Kaynaklar: Medium, Anne O’brien, Scientific American, Wikipedia

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu